
Resimdeki 4 oyuncu dün gece toplamda sadece 12 dakika sahada kaldı, ancak herkes kadar paya sahipler bu galibiyette. Azmin ve tam anlamıyla takım olabilmenin zaferi bu, başka birşey değil. Her top için canını dişine taktı 12 dev adam dün gece sahada. Sırbistan'ın sert olduğundan bahsettiğimiz savunmasına, daha sertiyle karşılık veren bir takım izledik. Milli takım gerçekten her tür basketboldan örnekler verdi ve vermeye devam ediyor Polonya'da. İyi hücum eden, iyi savunma yapan, müthiş yıldızlara sahip farklı takımları farklı stratejilerle mağlup ettik.. 5'te 5 oldu, dile kolay. Turnuvadan önce 5 maç sonunda yenilmeyeceğiz diyen birine deli gözüyle bakılması muhtemeldi. Son iki maçı da hücumda Hidayet'siz kazandığımızı unutmamak gerek.
İlk çeyrekte Sırbistan maça sert başladı. Artık ezberlediğimiz ikili oyunları Teodosic'in önderliğinde iyi oynadılar. Krstic oyuna oldukça geç girdi ve beklediğimiz gibi sahne almadı ama Perovic'le etkili oldular pota altında. Sertliklerini de sürekli üst düzeyde tutarak savunmada bizi sindirmeye çalışsalar da pota altında aldığımız akıllı düdükler hem onları faul problemine soktu, hem de bize çizgiye giderek kolay sayı bulma şansı tanıdı. Ancak öyle bir faul yüzdesiyle oynadık ki, Hidayet'in kötü performansıyla birlikte en büyük etken oldu serbest atış performansımız, maçın uzatmaya gitmesinde. Hidayet 1/16 atarken takım olarak faul çizgisinden 18/31 attık ki bu etkenlerden biri lehimize gelişse uzatmaya gerek kalmazdı.

İlerleyen çeyreklerde farkı 7-8 sayılara kadar çıkarsak da bir türlü 5-6 sayılık seriler yakalayamadık iyi Sırp savunması karşısında ve farkı çift hanelere çekmeyi başaramadık. Buralarda rakibin direncini kırmak daha kolay bi maç sonu oynamamızı sağlayabilirdi, ama olmadı. Buna rağmen maçın kontrolünü sürekli elimizde tuttuk, Teodosic'in 7 metreden attığı 3 sayıdan sonra bile, maçı en kötü uzatmaya götüreceğimize emindim ekran başında izlerken, öyle de oldu. Fauller maçın sonunda da başımıza bela oldu, Semih 2'de 1 atabildi çizgiden ve maçı uzatmaya götürdü. Son hücumda da Sırbistan'a boş bir şut şansı tanıdık anlayamadığım bir şekilde, şanslı olduğumuzu söylemem gerek, biraz daha çabuk top çevirmiş olsalar süre dolmadan o boş şutu yakalayabilirlerdi.

Ersan'a özel bir parantez açmak gerek. Maç boyu sertlik en üst düzeydeydi, ancak Ersan bu sertlik karşısında sinmedi ve sazı eline aldı. Bütün sezon Barcelona'dan alışık olduğumuz Euroleague performanslarından birini sergiledi. İlk 4 maçta da hep takımın en iyilerindendi Ersan, ancak dün performansını zirveye çıkardı. 22 sayı 11 ribaundla double-double yaptı ve Kerem'le beraber takımı sürükledi maç boyunca. Bu kadar kıt skorlu geçen bir maçta 22 sayı çok çok değerliydi takım için, keza ribaundlar da öyle. Özellikle her hücum ribaundunda rakibin uzunlarını rahatsız edip ribaundu alamasa da oraları karıştırmayı bildi Ersan.
Uzatmaya giden maçta iki takım adına da neredeyse bütün istatistikler kafa kafaya. İki takım da 7 3 sayı atmış maç boyunca, Sırplar 42 ribaund alırken biz 39 ribaund yapmışız. Biz 31 serbest atış kullanırken onlar 27 tane atmışlar vs. vs. Uzatmada maçı kazanmak için istatistik kağıdına yansımayacak yapmak gerekiyordu. Onu yapan da biz olduk. Her topa atlayan milli takım, savunmayı da müthiş yapınca uzatmada rakibe sayı bile attırmadan 5-0'lık bir seriyle maçı 69-64 kazanmayı başardık. Her ne kadar Ersan'ı övsek de, bu maçtaki galibiyetin asıl nedeni çok düşük yüzdeyle oynayan Hidayet de dahil savunmada herkesin canını dişine takarak oynaması ve her pozisyon için maksimumunu sahaya koyarak mücadele etmesidir. 12 dev adam bu maçla gerçek bir takım olduğunu gösterdi ve mükafatını da ilk 2'yi garantileyerek aldı.

Önümüzde tek bir sınav kaldı şu an: Slovenya. Yarın liderlik maçına çıkıyoruz Slovenlerle, ama bugünkü maçların sonuçlarına göre sahada farklı bir kadro da görme ihtimalimiz yüksek. Özellikle bugün Yunanistan Fransa'ya yenilip 2. olursa, Hidayet, Ersan gibi yorgun oyuncuların daha az süre bulacağını düşünüyorum Slovenya karşısında. Yine de kazanmak ister bu gönül, orası ayrı. Umarım façayı bozmadan 6'da 6'yla çeyrek finalin yolunu tutarız. Bu takımın onu da başarabileceğine güvenim tam.
by sannti